8 Mart Dünya Kadınlar Günü: Emeğe, Eşitliğe ve Birlikte Üretmeye Değer Veriyoruz
Türkiye’de yazılım ve fintech, hızla büyüyen ama yetenek açığı da aynı hızla derinleşen bir alan. Bu büyümenin sürdürülebilir olması için konuşmamız gereken temel konulardan biri ise sektörümüzdeki kadın çalışan istihdamı. Kadın istihdamına bir temsil olarak değil; rekabetçilik, ürün kalitesi, risk yönetimi ve inovasyon kapasitesi olarak da bakmak gerekiyor.
Sorun nerede başlıyor?
Yazılım ve teknoloji rollerinde kadınların oranı dünya genelinde yaklaşık %25 civarında. Türkiye’de ise bu oran çoğu kaynakta %10–15 bandında anılıyor. Bu tablo bize, yeteneğe erişim ve yeteneği elde tutma yarışında, havuzun büyük bir kısmının hâlâ yeterince oyuna dahil olamadığını söylüyor. Peki bu neden kritik? Çünkü Fintech gibi güven ve kalite standardı yüksek alanlarda başarı; yalnızca teknoloji yığınına değil, karar çeşitliliğine, kapsayıcı ekip dinamiklerine ve adil gelişim fırsatlarına dayanıyor.
“Kültür” neden belirleyici?
Kadınların sektöre girişi kadar, sektörde kalması ve yükselmesi de kritik bir rol oynuyor.
Bu noktada şirket kültürü, soyut bir kavram olmaktan çıkıp ölçülebilir bir yönetim başlığına dönüşüyor:
- Eşit işe eşit ücret yaklaşımı
- Kariyer gelişimi ve yetkinlik bazlı değerlendirme
- Liderlik fırsatlarının erişilebilirliği (terfi süreçlerinin şeffaflığı)
- Güvenli çalışma ortamı ve psikolojik güvenlik
- Mentorluk/sponsorluk ve görünmeyen bariyerleri azaltan uygulamalar
Kısacası, kadın istihdamını artırmak “tek seferlik” kampanyalarla değil, süreç ve standartlarla mümkün oluyor. Kadınların yalnızca ekiplerde değil, karar alma mekanizmalarında da daha görünür olması; şirketlerin riskleri daha iyi tartması, müşteri ihtiyaçlarını daha geniş perspektiften okuması ve organizasyonel dayanıklılığı artırması açısından önemli. Bu nedenle yönetim kadrolarındaki temsil de öne çıkan bir başlık olarak konumlanıyor.
Bu tabloda infina nerede?
infina olarak biz 30 yılı aşkın süredir teknoloji üreten bir şirket olarak, gelişimin ve yeniliğin en güçlü kaynağının insan olduğuna inanıyoruz. Bugün 185 kişilik ekibimizin %35’ini kadın çalışanlarımızın oluşturması, yalnızca bir istatistik değil; çeşitliliğe ve fırsat eşitliğine verdiğimiz önemin somut bir göstergesi. Bu oran, sektör ve ülke ortalamalarıyla karşılaştırıldığında şirketimizin güçlü bir konumda olduğunu da ortaya koyuyor:
- Dünya genelinde teknoloji ve yazılım sektöründe kadın oranı yaklaşık %25 civarında.
- Türkiye’de ise bu oran genellikle %10–15 arasında seyrediyor.
- Bizim ise %35 kadın çalışan oranına sahip olmamız, sektördeki pek çok kuruma kıyasla daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir çalışma kültürü yarattığımızı gösteriyor.
Yönetim kademelerinde de benzer bir tablo söz konusu.
- Dünya genelinde kadın yönetici oranı yaklaşık %30 seviyesinde.
- Türkiye’de bu oran ortalama %20 civarında seyrediyor.
- infina’da ise kadın yönetici oranının %30 olması, yalnızca çalışan sayısındaki dengeyi değil; karar alma mekanizmalarında da eşit temsil anlayışını benimsediğimizi gösteriyor.
Bu tablo, fırsat eşitliğini yalnızca işe alım süreçlerinde değil, kariyer gelişimi ve liderlik alanlarında da sürdürülebilir kılma hedefimizin bir sonucudur.
Eşitlik ve Kapsayıcılığı Merkeze Alan Bir Kültür
Kadın çalışanlarımızın iş hayatındaki görünürlüğünü ve gücünü artırmak için sadece 8 Mart’ta değil, yıl boyunca çalışıyoruz. Kariyer gelişimi, liderlik fırsatları, eşit işe eşit ücret anlayışı ve güvenli bir çalışma ortamı… Tüm bunlar, kurum kültürümüzün temel taşları arasında yer alıyor.
Kadın Emeğine Değer Veren 8 Mart Etkinliklerimiz
8 Mart’ı yalnızca anılan bir gün olarak değil, kadın emeğini görünür kılmak ve toplumsal farkındalık üretmek için sorumluluk aldığımız bir fırsat olarak görüyoruz. Bu bakışla her yıl somut sosyal katkılar üretmeye odaklanıyoruz.
- Önceki yıllarda 8 Mart’ı kimi zaman kadın emeğiyle hazırlanmış özel hediye kutularını tercih ederek, kimi zaman da deprem bölgesindeki kadın üreticileri destekleyerek değerlendirdik. Ayrıca dezavantajlı kız çocuklarının güçlenmesine yönelik çalışmalar yürüten bir kadın derneği aracılığıyla kadın çalışanlarımız adına bağış yaparak dayanışmayı farklı alanlarda sürdürdük.
- Geçtiğimiz yıl 8 Mart’ta ise odağımız birlikte üretmek oldu. Kadın çalışanlarımızla, emeğini kendi girişimine dönüştüren bir kadın üreticinin çini atölyesinde bir araya geldik. Her fırça darbesinde sadece bir desen değil; sabrı, ustalığı ve üretmenin ortak mutluluğunu paylaştık. Ortaya çıkanlar yalnızca boyanmış çiniler değildi. Birlikte üretmenin verdiği bağlılık hissi ve kadın emeğinin değerini daha yakından deneyimleme fırsatı bulduk. Atölye sırasında da AÇEV Eşitliğe Değer Direktörü Meltem Cantürk’ten duygusal şiddet hakkında çok değerli bilgiler edindik.
2026: Eğitime Destekle Güçlenen Bir Adım
infina olarak bu yıl da bu geleneği sürdürüyor ve Koruncuk Vakfı’na her bir kadın çalışanımız adına bağışta bulunuyoruz.
Çünkü biliyoruz ki eğitilen her kız çocuğu, geleceğe açılan yeni bir kapıdır. Güçlenen her kadın, toplumu güçlendirir.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde tüm kadınların emeğini, liderliğini, cesaretini ve katkısını saygıyla selamlıyoruz. Birlikte üretiyor, birlikte güçleniyor, geleceği birlikte inşa ediyoruz.