Innovation for Finance

Genel Müdürümüz Y. Nejat Özek’in Röportajı | Fintech Dünyası’nın Yeni Sayısı

Genel Müdürümüz Y. Nejat Özek’in Röportajı
Fintech Dünyası’nın Yeni Sayısında

Kurucu Ortağımız ve Genel Müdürümüz Y. Nejat Özek’in röportajının yer aldığı Fintech Dünyası’nın yeni sayısı yayında! Derginin tamamına ulaşmak için tıklayın.

infina’yı kurarken nasıl bir vizyonla yola çıktınız ve 30 yılın sonunda bugün geldiğiniz noktayı, büyümenizi ve bu süreçte benimsediğiniz temel ilkeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

infina’yı kurarken vizyonumuz, sermaye piyasalarının hızla büyüyerek Türkiye’nin gelişiminde çok önemli bir rol oynayacağı yönündeydi. Bu büyümenin infina’yı da ileri taşıyacağını öngördük. Sıfır müşteri ve 9 kişilik bir ekiple başladığımız yolculukta, bugün 130 müşteri ve 185 çalışana ulaşmış olmak, o dönemde kurduğumuz hayalin ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. Bugünkü konumumuzun temelinde, sektörü ve ihtiyaçları yakından takip etmek, doğru ürünleri doğru zamanda sunmak ve her koşulda güvenilir bir iş ortağı olmayı öncelemek yatıyor.

Kurulduğumuz günden bu yana kısa vadeli kazançların değil, sürdürülebilir değer yaratımının peşinden gittik. Finansal performansı hiçbir zaman tek başına hedef olarak görmedik; bizim için o, doğru işi yaptığımızda kendiliğinden ortaya çıkan bir sonuç. Elbette geldiğimiz nokta bizim için gurur verici olduğu kadar önemli bir sorumluluk da yüklüyor. Tüm çabamız, bu sorumluluğu en iyi şekilde taşımak. Bugün de yeni teknolojileri süreçlerimize dahil ederek, inovasyonu şirket kültürümüzün merkezine alarak, sektörle birlikte büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz.

infina olarak 2026 ve sonrası için hedefleriniz neler? Önümüzdeki dönemde infina’nın odaklanacağı büyüme alanlarını nasıl tanımlarsınız?

Sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kurumlar, kendi aralarında ve resmî kurumlarla her gün yoğun bir veri akışı içinde çalışıyor. Günlük işlerin sağlıklı yürütülebilmesi için her kurumun kendi iç süreçlerinin sorunsuz işlemesi kadar, kurumlar arası entegrasyonların da hızlı ve hatasız çalışması kritik önem taşıyor. Hızlı ve kesintisiz bir trade ortamı, manuel iş yükünü en aza indiren operasyonel yapılar, tüm paydaşlarla sorunsuz entegrasyon ve otomatik gün sonu mutabakatları bu bütünün temel unsurları.

 

infina olarak bugün bu ihtiyaçların büyük bölümünü karşılıyoruz; 2026 ve sonrasında da bu alanlarda yetkinliklerimizi geliştirmeye ve uçtan uca verimli iş akışını daha da güçlendirmeye odaklanıyoruz.

 

Bir diğer başlığımız, geniş ürün yelpazemizi kurumların kendi iş modellerine göre özelleştirmeye imkân veren esnek mimarimizi daha da ileri taşımak. infina’yı diğer kurumlardan ayıran en önemli noktalardan biri, infina ürünlerinin mimari yapısının kuruma göre özelleşiyor olmasıdır. Yani kurumların geliştireceği yeni iş modellerini infina mutlaka destekleyecektir.

 

Özetle, 2026 ve sonrasında, infina olarak temel hedefimiz, sermaye piyasalarındaki yoğun rekabet ortamında müşterilerimizin daha başarılı olmasını sağlayacak teknolojiyi en etkin biçimde sunmak. Mevcut ürün ve hizmetlerimizi daha mükemmel bir seviyeye taşırken, ar-ge faaliyetlerimizle yapay zekâ, tokenizasyon ve uçtan uca entegrasyon alanlarındaki yenilikleri de zamanında, olgun ve regülasyona uyumlu bir şekilde sektörün kullanımına açmayı hedefliyoruz. Böylece hem Türkiye sermaye piyasalarının dijital dönüşümünde hem de ortaya çıkacak yeni büyüme fırsatlarının değerlendirilmesinde, müşterilerimizin yanında konumlanan güçlü bir teknoloji partneri olmayı sürdüreceğiz.

2025 yılında öne çıkan gelişmeler

Ürün ve hizmet portföyünüzde 2025 yılında hangi yenilikler öne çıktı? Özellikle dijitalleşen finansal süreçlere yönelik geliştirdiğiniz çözümlerden biraz bahseder misiniz?

İlk olarak, varlık yönetimi ve portföy yönetim şirketlerinin mobil uygulamalar üzerinden bireysel müşterilere erişimini güçlendiren önemli çalışmalar gerçekleştirdik. İkinci olarak, TURİB’in (Türkiye Ürün İhtisas Borsası) yeni bir altyapıyla aracılı sisteme geçiş sürecinde, ürün piyasası aracı kurumlarının altyapılarını ve mobil uygulamalarını geliştirdik, böylece sektörün dönüşümüne önemli katkılar sağladık.

 

Üçüncü olarak ise, yatırım fonlarının saklama ve değerleme süreçlerinde saklamacı kurum sayısının artmasıyla birlikte, hızla büyüyen fon ekosisteminin ihtiyaçlarına odaklandık. Son dönemde artan yatırım fonu sayısının uygulamalarımızda sorunsuz şekilde desteklenmesi için kapsamlı geliştirmeler yaparak, portföy yönetim şirketleri ile saklamacı kurumların çok sayıda fonun tüm süreçlerini uçtan uca verimli ve kesintisiz şekilde yönetebilmesini sağladık.

Bankacılık, aracı kurumlar ve fintech şirketlerine sunduğunuz yazılım çözümlerinde 2026’da hangi teknolojik dönüşümlere odaklanacaksınız? Yapay zekâ, otomasyon, bulut tabanlı mimari gibi alanlarda nasıl bir yol haritası oluşturuyorsunuz?

AR-GE merkezimizde özellikle yapay zekâ alanında çalışan bir ekibimiz mevcut. Bu ekibimiz, sürekli olarak sektöre yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları yürütüyor. Şu anda özellikle kullanıcıların soru ve sorunlarının yapay zekâ ile çözülmesi konusunda çalışmalarımız sürüyor. Müşterilerimiz olan finans kurumlarının kendi müşterilerinin yatırım sorularına daha etkin ve hızlı cevap verebileceği büyük dil modelleri üzerinde de çalışmaya devam ediyoruz.

 

infina olarak öncelikli amacımız, müşterilerimizin tüm iş süreçlerinin uçtan uca otomasyonunu sağlamak. Bu nedenle çalışmalarımızda, gerek bizim ürünlerimizi kullanan gerekse farklı uygulamaları kullanan tüm kurumların entegrasyonu önemli bir başlık olarak yer alıyor. Öte yandan ürünlerimizi bulut tabanlı çalışabilir olarak geliştiriyoruz. İsteyen müşterilerimiz bulut ortamlarda ürünlerimizi kullanırken, isteyen müşterimiz bu yazılımları kendi ortamlarında kullanabiliyorlar.

 

2026 itibarıyla dijital dönüşüm katkılarımızın en önemli odak noktası, yeni iş modellerinin geliştirilmesi ve sunulması olacak.

 

Finans sektöründeki kurumların dijital dönüşümüne katkımızı iki ana başlıkta özetleyebiliriz. İlk olarak, kurumların iş süreçlerini teknolojiyle daha etkin ve mevzuatlara uygun hale getiriyoruz. Kurumlar, değişen yasal düzenlemelere ve altyapı gereksinimlerine uyum sağlamak zorunda olduğundan, dijital gereksinimler sürekli ortaya çıkıyor ve infina da bu süreci destekliyor.

 

İkinci başlık ise, kurumların yeni iş modelleri, sundukları hizmetler ve entegrasyonlar için dijitalleşme süreçlerine yönelik gerçekleştirdiğimiz geliştirmelerdir. 2026 itibarıyla dijital dönüşüm katkılarımızın en önemli odak noktası, yeni iş modellerinin geliştirilmesi ve sunulması olacaktır. Bu yeni iş modelleri, kurumların farklılaşmasına, müşterilerine daha etkin hizmet verebileceği ürünler ve entegrasyonlar sunmasına olanak tanıyacaktır.

 

Uyumluluk süreçleriyle tam entegre çalışan bir teknolojik mimariye sahibiz.

Regülasyonların hızla geliştiği finansal ekosistemde infina, uyumluluk ve güvenlik tarafında nasıl bir teknolojik altyapı sunuyor? Bu alanda müşterilerinize hangi yenilikçi çözümleri sağlıyorsunuz?

Finansal piyasalar gibi regülasyonların hızla geliştiği ve güvenlik beklentilerinin giderek arttığı bir ekosistemde infina olarak hem yazılım hem de siber güvenlik alanlarında kendini sürekli geliştiren, uyumluluk süreçleriyle tam entegre çalışan bir teknolojik mimariye sahibiz. İş ortaklarımıza sağladığımız uygulamalar ve yönetilen hosting hizmetimiz sayesinde:

· Bağımsız güvenlik ekipleri tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen sızma testleri ve pentestler ile daha dayanıklı ve güvenli bir altyapı,

· Zaman damgalı olarak toplanıp uzun süre saklanan log yapımız sayesinde tam izlenebilirlik ve veri bütünlüğü,

· Monitoring ve SIEM çözümleri ile 7/24 kesintisiz izlenen, anomali tespitine hızlıca reaksiyon verebilen bir operasyon modeli, sunuyoruz.

Bu kapsamlı yaklaşımımız sayesinde müşterilerimizin regülasyonlara uyum yükünü azaltıyor, güvenlik seviyelerini avwrtırıyor ve finansal operasyonlarını güvenle sürdürebilmelerine yardımcı oluyoruz.

Finans sektöründeki kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde infina’nın rolü nedir? 2026’da müşterilerinizin dönüşüm yolculuğuna nasıl katkı sağlamayı planlıyorsunuz?

Finans sektöründeki kurumların dijital dönüşümüne katkımızı iki ana başlıkta özetleyebiliriz. İlk olarak, kurumların iş süreçlerini teknolojiyle daha etkin ve mevzuatlara uygun hale getiriyoruz. Kurumlar, değişen yasal düzenlemelere ve altyapı gereksinimlerine uyum sağlamak zorunda olduğundan, dijital gereksinimler sürekli ortaya çıkıyor ve infina da bu süreci destekliyor.

 

İkinci başlık ise, kurumların yeni iş modelleri, sundukları hizmetler ve entegrasyonlar için dijitalleşme süreçlerine yönelik gerçekleştirdiğimiz geliştirmelerdir. 2026 itibarıyla dijital dönüşüm katkılarımızın en önemli odak noktası, yeni iş modellerinin geliştirilmesi ve sunulması olacaktır. Bu yeni iş modelleri, kurumların farklılaşmasına, müşterilerine daha etkin hizmet verebileceği ürünler ve entegrasyonlar sunmasına olanak tanıyacaktır. 2026’da entegrasyonlar ve iş birlikleri de önemli hale gelecektir.

 

Dijital dönüşümde, herkesin her şeyle entegre olabilmesi beklenmektedir. Ayrıca, ürünlerimize yapay zekâ (AI) eklentileri ekleyerek, AR-GE merkezimizdeki çalışmalarımızın ürünlerimize yansımasını hedefliyoruz. Özetle, 2026 ve sonrasında infina olarak finans sektöründeki dijital dönüşüm sürecine katkımız, hem sektördeki kurumların mevcut iş süreçlerini daha etkin ve mevzuata uygun hale getirmek, hem de yeni iş modelleri, hizmetler ve entegrasyonlar için dijital dönüşüm çözümleri sunmaktır.

 

Yapay zekâ ve entegrasyon alanlarındaki yenilikleri sektöre zamanında, olgun ve regülasyona uyumlu şekilde sunarak, müşterilerimizin dönüşüm yolculuklarında güçlü bir teknoloji partneri olmaya devam edeceğiz.

 

Yapay zekâ, tokenizasyon ve bunların etrafında şekillenen yeni iş modellerini, regülasyona uyumlu ve olgun bir şekilde sektöre zamanında sunmaya odaklanıyoruz.

Gelecek dönemde ar-ge başlıklarınız nelerdir?

Sermaye piyasalarında teknolojinin artık yalnızca destekleyici değil, yön verici bir güç olduğunun farkındayız. Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ ve tokenizasyonun hem günlük operasyonları dönüştüreceğini hem de tamamen yeni ürün ve iş modellerini gündeme getireceğini görüyoruz. Sektördeki tüm kurumların bu değişimi dikkate alarak zamanında adım atması kaçınılmaz; biz de teknoloji partneri olarak, bu büyüme fırsatından en iyi şekilde faydalanabilmeniz için gerekli altyapıyı ve ürünleri sunmayı Ar-Ge’nin temel amacı olarak tanımlıyoruz.


Bu doğrultuda infina bünyesinde, doktoralı ve aynı zamanda dekan yardımcılığı görevini sürdüren bir hocamızın liderliğinde, tam zamanlı çalışan beş kişilik bir Ar-Ge ekibi kurduk. Bu ekip, önümüzdeki dönemde devreye alacağımız yeni ürün ve hizmetlerin altyapısını hazırlıyor. infina’nın spin- off’u olan ve bugün kendi alanında sektör lideri konumundaki
Öneriver’in de bir Ar-Ge projesi sonucunda doğmuş olması, bu yaklaşımımızın somut bir örneği.


Yapay zekâ, artık sadece ürünlerimizin bir fonksiyonu değil, aynı zamanda çalışma biçimimizin de parçası. Geliştirme ve test ekiplerimiz günlük işlerinde yoğun biçimde yapay zekâdan faydalanıyor; bugün şirketimizin yaklaşık yüzde 50’si gruplar hâlinde yapay zekâ kullanım eğitimleri alıyor. 2026 yılında hem yapay zekâ temelli çözümler hem de tokenizasyon odaklı yeni ürünlerimizi sizlerle buluşturmayı hedefliyoruz.


Özetle, gelecek dönem Ar-Ge başlıklarımız; rekabetin giderek arttığı bu ortamda daha başarılı olabilmeniz için teknolojiyi en etkin şekilde kullanmanızı sağlamak üzerine kurulu. Bir yandan mevcut ürün ve hizmetlerimizi daha mükemmel bir seviyeye taşırken, diğer yandan da yapay zekâ, tokenizasyon ve bunların etrafında şekillenen yeni iş modellerini, regülasyona uyumlu ve olgun bir şekilde sektöre zamanında sunmaya odaklanıyoruz.