Innovation for Finance

sermaye piyasaları

Sermaye Piyasalarında Global Gelişmeler ve Türkiye’ye Yansımaları

İnfina Ürün Direktörü Ömer Tural, Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği tarafından yayınlanan Kurumsal Yatırımcı Dergisi Ekim 2025 sayısı için “Sermaye Piyasalarında Global Gelişmeler ve Türkiye’ye Yansımaları” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Derginin tamamına ulaşmak için buraya tıklayın.

Neo-bankaların yükselişi ve yeni oyuncuların pazara girişi

Dünyada finansal teknolojilerin en dikkat çekici gelişmelerinden biri, neo-bankaların küresel ölçekte büyümesini sürdürmesi oldu. 2000’li yıllarda yeni neo-banka açılışı ve neo-bankaların toplam finansal piyasalardaki pazar payı kısıtlı kalırken, 2020’li yıllara gelindiğinde yasal düzenlemelerin de etkisiyle birçok yeni kurum faaliyete geçti ve toplam pazar payı kayda değer şekilde arttı. Bu alanda en çok öne çıkan örneklerden biri olan Londra merkezli Revolut, Eylül 2025 itibariyle 75 milyar USD üzerinden değerleniyor. 

Şirketin farklı yerel pazarlara hızla adaptasyon sağlama becerisi, sadece geleneksel bankacılık müşterilerine değil, yatırım ve tasarruf hizmeti almak isteyen kitlelere de yeni seçenekler sundu. Amerika kıtasında ise Latin Amerika piyasasında öncü konumda olan NuBank ve ABD’li yenilikçi Chime hem finansal büyüklükleri hem de kullanıcı sayıları açısından en rekabetçi kurumlar olarak dikkat çekiyor.

 

Neo-bankaların sunduğu çok kanallı ürün ve hizmetler; ödeme, döviz, yatırım araçları ve kripto varlık işlemlerinin tek çatı altında toplanabilmesiyle finansal ekosistemi dönüştürüyor.

 

Türkiye özelinde bakıldığında, benzer trendlerin sermaye piyasalarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. Farklı sektörlerden gelecek oyuncuların sermaye piyasalarına entegre olması, rekabetin yanında inovasyonu da artırarak yatırımcıların daha geniş ürün yelpazesine erişmesini sağlayabilir.

Kripto piyasalarının sermaye piyasalarındaki konumunun güçlenmesi

Kripto varlık piyasaları, son birkaç yıl içinde istikrarlı şekilde geleneksel finans yapılarının içine entegre olmaya başladı. Kripto para borsaları artık sadece ticaret platformu değil, aynı zamanda yatırım fonları, ödeme çözümleri ve hatta reel sektörle işbirliği yapan finansal aktörler haline geldi. 

 

Dikkat çekici örneklerden biri, dünyanın en büyük sabit kripto varlık ihraççılarından Tether’in altın madenciliği sektörüne adım atması oldu. Kripto şirketlerinin reel sektöre yönelmesi, dijital varlıkların yalnızca teknolojik bir fenomen değil, küresel sermaye dağılımında da etkili bir oyuncu olduğunu gösteriyor.


Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kripto piyasalarına yönelik düzenleme çalışmaları hız kazandı. Mart 2025’te yayımlanan düzenlemeler, kripto ekosistemini daha şeffaf, hesap verebilir ve yatırımcı korunmasına odaklı bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Bu gelişmeler, Türkiye sermaye piyasalarının küresel eğilimlerle uyumlu bir yol haritası çizdiğini ortaya koyuyor.

Pay Piyasası T+1 takas süreci ve Türkiye için yol haritası

ABD’de pay piyasası işlemlerinde takas süresinin T+1’e indirilmesi, sermaye piyasalarının verimlilik ve risk yönetimi açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adımı, farklı ülke piyasalarında da benzer dönüşümlerin planlanması izledi.

 

Türkiye’de ise Borsa İstanbul, 2026 yılında başlayacak proje kapsamında, 2027 itibarıyla takas sürecinin T+1’e indirilmesini hedefliyor. Bu dönüşüm, sermaye piyasalarında operasyonel verimliliği artıracağı gibi, yatırımcı deneyimine de hız ve güvenlik sağlayacak. Küresel ölçekte uyumlu bir takvim içinde hareket edilmesi, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar açısından cazibesini artırma potansiyeli taşıyor.

Tablo: T+2 → T+1 Geçiş Takvimi (Seçilmiş Piyasalar)

Sonuç ve İnfina Yazılım’ın Perspektifi

Dünya sermaye piyasalarında yaşanan bu gelişmeler, Türkiye piyasalarında da yankı buluyor. Neo-bankaların sunduğu yenilikçi çözümlerden kripto varlıkların düzenlemeler ile olgunlaşmasına, takas sürelerinin kısalmasından operasyonel verimlilik artışlarına kadar pek çok alanda dönüşüm süreci devam ediyor.


İnfina Yazılım olarak, yatırım dünyasındaki gelişmelere hazır olduğumuzu ve farklı modellerde işbirlikleri yürüttüğümüzü belirtmek isteriz. Finansal kurumların dijitalleşme ve regülasyon uyumu konularındaki ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizle, bu dönüşüm sürecine katkı sağlamaktan ve sektörle birlikte büyümekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de işbirliklerimizin artarak sürmesini bekliyoruz.